Sait Faik Abasıyanık - Semaver ( Kitap Özeti )


Mali Özdemir

Mali Özdemir

Üye
SEMAVER

Semaver

Ali sonunda bir iş bulmuştur.Bir fabrikada elektrikçi olarak çalışmaktadır.İstanbul’da Alman bir ustası vardır.bir gün annesi sabah namazını kılar ve oğlunu uyandırmaya gider.Ama güzel rüyalar gören oğlunu uyandırmaya kıyamaz.Annesi Ali’yi uyandırır ve beraber yemek odasına giderler. Tüm odayı kızarmış ekmek kokusu sarmıştır.Semaverde çok güzel kaynamaktadır.Ali işe gidip döndükten sonra annesini namaz kılarken bulmuştur.Ali seccadenin önüne geçer ve annesine dil çıkarır.Sonra da taklalar atmaya başlar.Annesi aliye çok kızmıştır bu yüzden ertesi gün Ali işe giderken annesi Aliyle hiç konuşmaz.Aynı sabah Ali annesini namaz kıldığını sanmaktadır;fakat Ali yanılmaktadır çünkü Alinin annesi ölmüştür.Ali bunu öğrendiği zaman kahrolur.O da üzüntüsünde; yaşlanmak,zayıflamak ve annesi gibi ölmek istemektedir.



Stelyanos Hrisopulos Gemisi

Balıkçı Stelyanos sabahtan beri çapara hazırlıyordu.Stelyanos’un oğlu Trifon hastadır bu yüzden, okula da gidememektedir. Köydeki ilaçlar çok pahalıdır.Şehre inmekte mesafe yüzünden mesele olmaktadır.Stelyanos balığa çıkmak için hazırlıklarını tamladıktan sonra akşam vakitlerinde ballığa çıkar.O sıralarda da Trifon büyükbabasını beklerken uyuya kalmıştır.Stelyanos balıktan döndüğü zaman Trifon uyanır.Trifon babasının balık yakalayamadığını öğrenince neden balık olmadığını babasına sorar.Babası da denizde canavar olabileceğinden bahsetmiştir.Bunun üzerine Trifon dedesinin hiç canavar görüp görmediğini öğrenmek ister.Bunun üzerine dedesi görmüş olduğu canavar hakkında hikayeler anlatmaya başlar.Trifon gemi yapmayı çok sevmektedir.Onun hayatında yaşayan insanlar,çiçekler,… bile önemli olan şey gemi yapmaktır.Bir gün Stelyanos Hrisopulos adında bir gemi yapar.Gemisini yüzdürmek için gittiğinde bütün mahallenin çocuklarının orada tertibat düzenlediğini bilmeden gemisini yüzdürmeye başlar. Gemisi azıcık ilerlemişken bir anda soba borusundan yapılmış olan toplar,taşlar teker teker geminin üzerinde patlar.





Meserret Oteli

İstasyondan inen kadın, bir hamal tutar daha sonra hamalında yardımıyla bir arabacı bulur.Araba hareket ettikten sonra fark eder ki kadın hamalın parasını vermeyi unutmuştur.Arabacı bu konuyu daha sonra halledebileceğini söyler ve kasabanın en güzel oteli olan Meserret Oteline doğru yolculuğa başlarlar.Meserret Oteli İsviçre konforuyla döşenmiş çok ferah ve kullanışlı Anadolu’nun bir köşesinde bir oteldir.Kadın kendisinin daha önce yaşamış olduğu İsviçre’de ki aile pansiyonunu anımsatan ferahlıktaki otelin sahibini merak etmektedir.Kadın otelin sahibiyle konuşmaya başladığında etraftaki tabloları inceler.Kadın portresi olan tablo çok dikkatini çekmiştir.Otel sahibine portrenin kendisinin yapıp yapmadığını soran genç kadın, otel sahibinin hanımının ölmeden önce bir arkadaşı vasıtasıyla kendi portresini bir ayna yardımıyla yaptığını öğrenir.Adam portrenin hikayesini büyük bir istekle kadına anlatmak istemektedir, fakat genç kadın yol arkadaşlarını da alarak odasına çekilmeyi tercih eder.Genç kadın bütün hikayeyi bilmektedir; tren istasyonundan inip otele gelinceye kadar ki her yaşadığı ayrıntıyı önceden ona arkadaşı iletmiştir. Otele gelip kalma konusunda da ısrar etmiştir ama artık her şey acı vermektedir çünkü otelin sahibinin ölen eşi genç kadının
arkadaşıdır.


Babamın İkinci Evi

Akşam ezanı öteki köyde yeni okunmuştur.Çocuk ve babası çocuğun dediği yere vardıkları zaman bir köy çocuğu atları alır.Bir köy evine girerler. Bu ev çocuğun babasının ninesinin evidir.İçerisi hafif tezek kokar.Çocuğun babası ninesiyle selamlaştıktan sonra nine Fatma’nın içeride olduğunu söyler çocuğun babasına.Çocukta atlara bakan çocuğa yardıma gider.Atlara bakan çocuğun ismi Emindir, bir de kardeşi emine vardır. Babası bu zengin evine içgüveysi arak gelmişti Daha sonra hep birlikte yemek yediler..Babası ve Fatma konuşurlarken,ninesi uyuklamaya başlamış çocukta diğerleriyle birlikte aynı sedirin üzerinde yatıyordu.Yatarken elini ninesinin elinden kurtardı ve Emin’in pöstek
 
  • Beğen
Tepkiler: ismailsevinc


burak_ay09

burak_ay09

Üye
ÖZETİ ipek mendil

Bursa’da bir ipek fabrikasında fabrika kapıcının yerine göz kulak olan anlatıcı bu esnada on beş yaşlarında bir hırsızla karşılaşır. Anlatıcı ona babacan bir şekilde yaklaşıp neden bunu yaptığını sorar. Küçük hırsız ise sevgilisinin ondan bir ipekli mendil istediğini parası olmadığı için de bunu yapmak zorunda olduğunu anlatır. Anlatıcı bunun üzerine çocuğu serbest bırakır.
Fakat çocuk mendili alamadan gitmiştir. Anlatıcı fabrikanın deposunda da kalmaktadır. Gece yarısı, anlatıcı uyurken küçük hırsız yine gelir ve ağaçların dallarından tırmanarak çıktığı pencereden içeri girer. Anlatıcı olan biten her şeyi görrmüş ama çocuğu tanıdığı için sesini çıkarmamıştır. Çocuk o ipek mendili alıp kaçarken söğüt ağacından düşüp ölmüş ve bir ipek mendil uğruna hayatını kaybetmiştir.
 
  • Beğen
Tepkiler: ismailsevinc
Üst Alt