İngilizce Whatsapp durumları birbirinden anlamlı ve özel


Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Admin
WhatsApp kullanıcıları en güzel İngilizce Whatsapp durumları hangisi ve Whatsapp sözlerini merak ediyor. Birbirinden ilginç Whatsapp durumları sizler için bu makalemizde.
You can’t burn me (Beni yakamazsın.)

Burning in the ocean. (Okyanusta yanan.)

Silence is better than lies. (Sessizlik yalanlardan daha iyidir.)

Be what you want to be, not what other wants to see. (İstediğin şey ol, başkalarının görmek istediği değil.)

All girls are my sisters except you. (Tüm kızlar benim kardeşimdir, sen hariç.)

I am only responsible for what I say, not for what you understand. (Sadece sana söylediklerimle sorumluyum, senin anladıklarınla değil.)

At least mosquitoes are attracted to me. (Beni en azından sivrisinekler etkiliyor.)

I had a horribly busy day converting oxygen into carbon dioxide. (Bugün oksijeni karbondioksite çevirmek için aşırı derecede meşgulüm.)

When in doubt, mumble. (Şüphedeyken, mırıldan.)

I don’t make mistakes, I date them. (Hata yapmıyorum, onları ileri tarihe atıyorum.)

Stop being a China product (Çin malı olmayı bırak.)

If opportunity doesn’t knock, build a door. (İmkanlar kapıyı çalmana olanak tanımıyorsa, kapı inşa et.)

I’m not arguing, I’m simply explaining why I’m right. (Tartışmıyorum, basitçe haklılığımın nedenini açıklıyorum.)

Nobody is perfect, but I’m nobody. (Hiç kimse mükemmel değildir, fakat ben hiç kimse değilim.)

You have eyes my dear but you cannot see. (Gözlerin var sevgilim, ama göremiyorsun.)
If you fall. I’ll be there. (Eğer düşersen, orada olacağım.)

I’m just having an allergic reaction to the universe. (Ben sadece evrene karşı alerjik reaksiyona sahibim.)
Hey,you are reading my status again?? (Hey! Yine mi Whatsapp durumumu okuyorsun?)
Everybody is so happy….I hate that. (Herkes çok mutlu, bundan nefret ediyorum.)

I want to run away with you. Where there is only you and me. (Seninle kaçmak istiyorum. Sadece senin ve benim olduğu yere.
When the angels ask what I most loved about life, I’ll say you. (Melekler hayatta en çok sevdiğim şeyi sorduklarında, senden bahsedeceğim.)
 
Üst Alt