Dolunay Efsanesi


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
Dolunay Efsanesi
Çok çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir köy varmış dünyada
taa dünyanın öbür ucunda. Çok eski dedik ya
o zamanlar gündüzler ipek güneşli geçermiş
yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş
bulutlar olmadıkça.

Köy sakinleri tarımla uğraşırlarmış
hayvanlar avlarlarmış uçsuz bucaksız arazilerinden
sularını kaynağı çok uzakta olan
köylerinin içinden geçen
ırmaktan alırlarmış. Köyde herkes birbirini sever
sayarmış. Köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmış ki bütün köyünkine bedelmiş; Dolun'un Intera'ya olan aşkıymış bu.

Kız Dolun'u bilirmişte tanımazmış yakından. Dolun dayanamamış bir gün gitmiş kızın yanına. Sormuş Intera'ya onunla evlenip evlenmeyeceğini.

Intera demiş ki Dolun'a :

"Evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim çoktur
her gelen kişiden aynı şeyi ister benim babam. Ancak babamın bu isteğini yerine getiren benimle evlenir."

Dolun şaşırmış´

"Sensin benim kalbimim sahibi"diyerek başlamış sözüne

"Senin dileğin benim için bir emirdir
söyle isteğini hemen yapayım" demiş aşkına.

Intera demiş ki:

"Bir çiçek vardır yaprakları gümüşten tomurcukları elmastan
onu ister babam benle evlenecekten".

Dolun; "Bekle beni" demiş Intera'ya
"hemen gidip getireyim o çiçeği ama nerededir yeri ?"

Intera parmağıyla göstermiş akan ırmağı

"İşte bu ırmağın kaynağındadır der babam
kırk gün yürümek gerekirmiş oraya varmak için ama bir giden bir daha gelmedi şimdiye dek çünkü oralar büyülüymüş derler
giden geri gelmezmiş çünkü buralardan çok daha güzelmiş oralar."

Dolun;

"Senden daha güzel ne olabilir ki bu dünyada" demiş Intera'ya

"Döneceğim
o çiçekle
döneceğim çünkü seviyorum seni
çünkü sensiz anlamı olmaz benim için o güzelliğin".

Dolun çıkmış yola sonra. Kırk gün yürümüş ırmağın yanından. Hep ne kadar sevdiğini düşünmüş Intera'yı yol boyunca. Tek aklındaki Intera'ymış
tek amacı ise o çiçek. Kırkıncı gün kalkmış Dolun sabah erkenden
yüzünü yıkamış ırmaktan
anlamış ki çok yaklaşmış kaynağına ırmağın suyun serinliğinden. Devam etmiş yoluna sonra. Biraz sonra varmış kaynağa
bütün yeşilliklerle çevrili bir göl varmış kaynakta
gölün ortasında bir adacık
adacığın üstünde de o çiçek duruyormuş. Anlamış Intera'nın anlattığı çiçek olduğunu güzelliğinden. Yüzmeye başlamış adaya doğru hemen. Adaya çıkınca karşısında bir adam belirmiş Dolun'un.

Adam Doluna:

"Her gülün bir dikeni
koruyucusu
olduğu gibi bende bu çiçeğin koruyucusuyum
eğer almaya geldiysen ben
Salut
izin vermem buna" demiş.

Dolun şaşkın ve de kararlı bir tonla;

"Ben o çiçeği alacağım sonra aşkıma kavuşacağım" demiş.

"Hiç bir şey beni kararımdan çeviremez."

"O zaman beni biraz dinleyeceksin" demiş Salut

"Sana neden koparmaman gerektiğini anlatacağım
eğer hala ikna olmazsan o zaman izin veririm almana".

Dolun ikna olmuş ve çökmüş yoncaların üstüne
başlamış dinlemeye...

"Eğer bir şeyi çok fazla istersen ve engelin yoksa önünde onu alırsın
hayatta böyledir
insan engelleri aşarsa yaşamına devam edebilir. Bu çiçekte sadece yaşam için bir şeyler yapacaksan engelleri kaldırır önünden çünkü onunda bir görevi var
bu çiçek sadece 28 gecede bir açar yapraklarını ve döker parlayan tohumlarını göle
bu sayede buradaki sular yükselir ve ırmaktan taşar gider zamanla. Bu ırmak sayesinde yaşar bu doğadaki yeşillikler
insanlar
hayvanlar." demiş Salut.

Dolun başlamış düşünmeye
eğer çiçeği koparırsa kavuşacaktır sevdiğine ama kuruyacaktır ırmakları bunun yanında. Sonunda çiçeğin başına çöker kalır Dolun. Gümüş yapraklarında kendini görür Dolun çiçeğin. Yanında Intera vardır ama niye mutsuzdur ikiside. Aslında kalbindeki tek endişeyi görür Dolun. Zaman geçtikçe Dolun'un düşünceleri yoğunlaşır kafasında. Mutsuzluğunu düşünür
çiçeksiz Intera'sız bir yaşam düşünür. Koparamaz çiçeği günlerce. Dolun artık yaşamaktan zevk almaz şekilde sadece aşkını düşünerek beklemeye başlar olacakları.

Bir gece çiçek tohumlarını bırakırken göle bir tomurcukta Dolun'un sertleşmiş kalbinin üstüne düşmüş
aniden Dolun kalbindeki aşkının büyüklüğü kadar kocaman bir taşa dönüşmüş
taş o kadar büyükmüş ki Dünya'ya sığmamış gökyüzüne yükselmiş ve Dünya'yla dönmeye başlamış.

Böylece Ay olmuş Dolun'un kalbi Dünya'ya.

O günden sonra sadece 28 gecede bir göstermiş Dolun kalbinin tüm yüzünü
aşkının bütün parıltısını diğerlerine; sadece o gecelerde aydınlatmış Dünya'yı
aynı çiçek gibi

alıntı
 
  • Beğen
Tepkiler: yagizbogac
aLone

aLone

Üye
aferin adama aşk yalanmış bak anlamış ay çıkmış ortaya :P: :ehe
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt